---ben----

---ben----
ilk sevdiğim ve sevildiğim sandığım insan ayrılığın kolay yolunu bulmuştu seb daha çocukdun ya (kolay kaçış) erkekler sevilmek size kolay mı geliyor...?_

Bu Blogda Ara

13 Eylül 2007 Perşembe

:):):):):):):):):):):)

Hintli bir adam suda bata cika ilerlemeye calisan bir akrep görur. Onu kurtarmaya karar verir ve parmagini uzatir ama akrep onu sokar. Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya calisir ama akrep onu tekrar sokar. Yakinlardaki baska birisi ona, onu surekli sokmaya calisan akrebi kurtarmaya calismaktan vazgecmesini söyler. Ama Hintli adam söyle der: "Sokmak akrebin dogasinda vardir. Benim dogamda ise sevmek var. Neden sokmak akrebin dogasinda var diye kendi dogamda olan sevmekten vazgeceyim?" Sevmekten vazgecmeyin. Iyiliginizden vazgecmeyin .....................

***********************************************************************************
..............................................................
Saygıdeğer Hakim Bey..
Saygılarımla ve müsadenizle, size açıklama özgürlüğümü kullanarak bazı
şeyleri bildirmek
İstiyorum.
Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz..
Şu günlerde askere çağırılacağım.
Yaşım 24.. ve 44 yaşında bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kızı
var, 25 yaşında.
Babam ise karımın bu bahsetmiş olduğum kızı ile evlendi.
Böylelikle Babam, karımın kızı ile evlendiği için " *damadım*" olmuş oldu.
Bunun üzerine "*üvey kızım*" da "*üvey annem*" olmuş oldu babamla evlendiği
için..
Karımla benim geçen sene bir oğlumuz oldu.
Oğlum tabi ki karımın kızının " *erkek kardeşi*" oldu, aynı zamanda Babamın
da
"*eniştesi*".
Bir de üvey annemin erkek kardeşi olduğu için "*dayı*" oldu.
Anlayacağınız benim oğlum benim "* dayım*" oldu..
Babamın eşi sene sonunda dünyaya bir erkek çocuğu getirdi.
O babamın oğlu olduğu için benim de "*erkek kardeşim*" ve de kızımın oğlu
olduğu için de "*torunum* " oldu.
Yani ben torunumun "*erkek kardeşiyim*".
Ayrıca bir Annenin evladının babası eşi olduğuna göre, bende Eşimin kızının
"*babasıyım*" ve de kızımın erkek çocuğunun "* erkek kardeşiyim*".
Kısacası kendimin "*büyükbabasıyım*"..
Sayın Hakim bey..
Sizden ricam beni Askerlik görevimden azl etmenizdir,
Siz de biliyorsunuz ki kanunlarımızda "* Baba*,* Oğul* ve *Torun*" aynı
zamanda
askerlik yapamazlar..
Saygılarımla..

hangi yana baksam SEN..

Ben sadece seni seviyorum elimde değil, ne yana baksam seni görüyorum elimde değil.. Bir senin gözler beni anlar; elimde değil Görür görmez deliren ihtiyaçlar; elimde değil Düşerken son bir kez yalana; benimsin benim Yalansan yalanı severim elimde değil Aradım seni.. Tanrı gibi her yanımda olduğun halde aradım seni.. Ellerini tutup gözlerinin içine bakmak istedim. Kanımın akışındaki değişikliği bir kez daha anlatmak istedim. Biliyorum çok olmadı ayrılığımız.. Belki bir an bile değil.. Ama özlüyorum işte.. Elimde değil.. Gitme nolur gitme, itirazlar elimde değil Yalnızım, yalnızız, yalnızlıklar elimde değil Düşerken son bir kez yalana benimsin benim Yalansan; yalanı severim elimde değil.. Yaşantılar unutulmaz izlenimler bırakıyorsa eğer, yeniden benzerlerini yaşamak için çaba göstermeye değer.. Bazen bir tek an mutlu eder insanı.. Bazen de saatlerce sürer mutluluklar.. Bir de belleğimizin ömür boyu yaşattıkları var.. Sen dokusu olmuşsun belleğimin.. Sen, atar damarı olmuşsun yüreğimin.. Seni unutmaya, söküp atmaya imkan mı var?.. Bunu benden isteme ne olur, elimde değil.. Yüzü suyu hürmetine bir gel aşkın İçimde bir rüzgar essin Bu gece doldum, bu gece taştım Adımı yüzüme söylersin Sensiz zaman geçmek bilmiyor, geceler sensiz çok soğuk ve ben hep seni düşünüp üşüyorum ne yapsam yerine kimseleri koyamıyorum elimde değil seni çok seviyorum.. Çıkıp gelsen bana uzaklardan neler vermezdim ki yoluna.. Bu gece senle doluyum.. Dokunsalar ağlayacak gibiyim elimde değil.. Gel kollarına bir gel aşkın Içimde bir rüzgar essin Geceme doldun, geceme taştın Güzelsin ah güzelsin Ölüm gelecekse senin kolların da gelsin gözlerine bakarak ölmeyi tercih ederim. Gecelerce özlediğimsin sen benim vazgeçilmezimsin kendi dünyamda, kendi gecem de ne kadar da güzelsin.. Sensiz gülemiyorum her an seni düşünüyorum, elimde değil.. Gözlerinden sızan karanlıklar umrumda değil Ne şimdi ne sonra ne boşluklar umrumda değil Düşerken son bir kez yalana benimsin benim Yalansan yalanı severim elimde değil Gecelerce karanlıklarda kaldım gözlerinden bir ışık görebilmek için, hiçbirşey umrumda değil yeterki benimle ol istedim. Sadece seni sevdim başkasını değil, yalan da olsa herşey, elimde değil.. Dizime başını düşür uyu Saçlarım yüzünde gezsin Geceler uzun geceler boyu Ben yorgun sen güzelsin Şimdi elim yine yüreğim de düşünüyorum, gelir misin gelmez misin diye ama yine akşam oluyor ve sen yine yoksun. Öyleyse hayalin burada.. Dizime başını düşür uyu Korkular içimden aksın gitsin Geceler uzun geceler boyu Ben yorgun sen güzelsin Ben yoruldum sensiz geçen her geceden seni hala seviyorum, Elimde değil, Elimde değil..

12 Eylül 2007 Çarşamba

Ramazan ayı çok şereflidir

Sual: Ramazan ayı yaklaşmaktadır. Bu ayın önemi nedir? CEVAP: Bu konuda İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevab, başka aylarda yapılan farzlara verilen sevab gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin, günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevab verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz. Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin, bütün senesi günah işlemekle geçer.Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir. Kur'an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazan-ı şerifte, iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de, zaten bu demektir. Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama' vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken binlerce Müslüman, affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda, Onun şanına yakışacak kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır. Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai](Ramazan orucunu farz bilip, sevab bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari] (Ramazan orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.) [Deylemi](Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani] (Ramazan ayında, ailenizin nafakasını geniş tutun! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevabdır.) [İbni Ebiddünya](Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevabdır.) [Deylemi] (Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, "Ben oruçluyum" deyin!) [Buhari]Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevabdır. Özürsüz oruç tutmamak, büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizi) Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.

....................................................................

ABDnin_Ya...pps (335,1 KB)


1-Üç işletmeci ve üç muhendis is icabi trenle bir seyahate cikacaklardir. Tren garinda üç isletmeci uc bilet aldigi halde, muhendisler yalnizca bir tane alirlar.
Isletmeciler bunun sebebini sorduklarindaysa, "Bekleyin ve görün" derler. Trene binerler, bir sure sonra üç muhendis kalkip beraberce tuvalete gider.
Konduktor gelir, üç isletmeciden üç bileti aldiktan sonra tuvaletin kapisini calar,"biletiniz lutfen" der. Muhendislerden biri eliyle bileti disari uzatir.Isletmeciler de bunu gorurler. Artik taktigi kapmislardir. Donus zamani gelmistir, yine gar dalardir. Isletmeciler gidip bir bilet alirlar. Bakarlar muhendisler bu sefer hic bilet almiyor, saskinlikla yine sebebini sorarlar, "Bekleyin ve görün" der yine muhendisler.Yolculuk baslar. Isletmeciler beraberce kalkip tuvalete giderler, ardindan da muhendisler de karsisindaki tuvalete. Konduktorun gelmesine yakin, muhendislerden biri disari cikar, karsidaki tuvaletin kapisini tiklatip "biletiniz lütfen" der. Acilan kapidan bir el bileti uzatir. Bileti alan muhendis diğer tuvalete geri girer............
2) Buyuk bir sirketin ust duzey yoneticilerinden biri bir gun New York uzerinde balonla dolasmaya cikar.
Aksilik bu ya, pusulasini asagiya dusurur ve kaybolur.
Inmek icin uygun bir yer ararken bir gokdelenin tepesinde sigara icen bir adam gorur ve alcalir. - "Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar.- "Yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icindesin" der adam. Yonetici sinirlenir:- "Sen mühendissin degil mi?" diye sorar.- "Evet." der adam. "Nereden bildin?" - "Çünkü basim belada ve sana bir soru soruyorum. Verdigin cevap 100% dogru fakat hiç bir işime yaramiyor." - "Sen de yoneticisin degil mi?"- "Evet sen nereden bildin?"- "Çünkü yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icinde kaybolmussun. Pusulan yok, berbat durumdasin. Fakat bu şimdi benim suçum oldu........."
3) Bir rahip,bir doktor ve bir muhendis golf sahasinin boşalmasini beklemektedirler.Muhendis:"Bu adamlar ne yapiyor boyle, 15 dakikadir bitirmelerini bekliyoruz."Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalik görmedim." Rahip: "Iste gorevli geliyor, onunla konusalim."Rahip: "Merhaba, Şu anda sahada olan grup ne zaman cikacak, neden bu kadar yavaslar?"Gorevli: "Evet onlar kör itfaiyeciler. Kulubumuzde gecen sene cikan yanginda gozlerini kaybettiler. Bu yuzden istedikleri zaman burada ucretsiz oynamalarina izin verildi. Rahip:"Ne kadar üzücü, bu akşam onlar icin dua edecegim."Doktor: "Cok guzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaslarla konusup onlar icin bir seyler yapabilir miyiz diye bakacagim."Muhendis: "Bu adamlar neden geceleri oynamiyorlar?" *** YASAKLANAN REKLAM EKTE

*********GÜNAYDIN**********

Gecenin karanlığına yaslanıp gözlerine yıldızları ördüğüm zaman diliminden yazıyorum bu pulsuz mektubu. Yüreğimi kelimelere ilmekleyip yine sana yağıyorum yağmurlara gebe kalmış yüreğimle. Bir gece yarısı içten ice kanayan yokluğunu gözlerime gömüp her sabah güneş ile yine sana doğuyorum. Perdelerine eğilip gözlerinin karanlık duvarlarını yıkıyorum kirpiklerimde asılı kalmış gözyaşlarımla. Dağınık saçlarını rüzgarla tarayıp bulutlarla taçlandırılmış dağlarımın son kardelenlerini örüyorum saçlarının ince tellerine.. Seni hasret kelimelerinin dilsiz duvarlarina cizilmis bir figürden öte kelebegin gözyaslariyla yaziyorum. Nedenini soracak olursan gülüm; topraga düsen her gözyasinda ciceklerin dudaklarinda her zaman yasa diye. Biliyorum her canli gibi bir gün vuslat surubunu Azrail'in avuclarindan kana kana icecegiz. Her insan gibi topragi gözlerinden öpüp bulutlarin kanatlarinda bu dünyadan göcecegiz . Lakin unuttugun birsey var sevdigim. Bedenler cürüse de, diller unutsa da satirlara ilmeklenmis gözlerin her zaman yacayacak. Sen benim yürek bahcemde Zümrüd-ü Anka'nın gözyaslariyla beslenen ve gözlerimde nefes bilinen bir yudum ömürsün. Her gün gözlerinde yeniden dogmak icin avuc iclerine bir bebek gibi kivrilip soluklarina gömülüyorum yine. Kirpiklerine yaslanmis rüzgarlarin kanatlarina uzanip gözlerinin huzurunu soluyorum. Yalnizlik anbarindan bir dirhem sevgini dudaklarima degdirip sana geliyorum. Topraga mevzilenmis günese seni anlatip sonsuzluga ciziyorum güllerin gözyaslarinda yikanmis ismini. Seni " sende " yasamaya geliyorum. Sehvet yüklü duygularina kiraci olmaya degil; dizlerinde kütük misali aglamak icin yüregine geliyorum. Ben gözlerine kangren acilari sermeye degil; yüzünün cografyasinda cicek acmis gülüsleri gözlerine ilmeklemeye geliyorum. Yasadigim sehrin tüm isiklarini söndürüp yüreginin aydinliginda karanliklarimi ezmeye geliyorum. Haydi gözyaslarinla sil terli yüregimi, gülüslerinle öp seni kirpiklerinden kiskanan gözlerimi. Nefeslerinden bir yudum sun susuz dudaklarimin kurak topraklarina. Yanina geldigimde, zehir olup dolassan damarlarimda. Durma sevdigim, imkansizligina gömülmektense gülüslerinin kurak topraklari olsun mezarim. Üsüdüm mü topragin altinda, sarilirim avuc iclerine bir cocugun annesinin gögsüne kivrilmasi gibi. Susadim mi, kirpiklerine ugrar kana kana icerim sevgini. Simdi sehrimin tüm isiklarini söndür ve sah damarima sür kör bicaklarini. Varliginin huzurunda sonlansin sen kokan kelimelerim. Bir yudum mutlulugun hazzinda vur beni. Gözlerim, gözlerinden baska yurt bilmesin. Dizlerim, yüregin gölgesinde topraga sarilip son kez gözlerinde gülümsesin Cennetin gölgelerine. Saclarindan örülmüs daragacindaki urganim olsun parmaklarin. Zehir olup dolassin damarlarimda keskin bakislarin. Simdi seni seviyorum diyen dilime kilit son kez vur ve sah damarımdan süzül içeriye. Zehrini sür hücrelerimin dudaklarina. Bal diye kana kana icsin damarlarim ölümün zehrini. Ne olur üzülme hicranim. Ölüm, senin kollarindan gelmeli. Cünkü; sen benim yüregimin satirlarina örülmüs ölümsüzlügümsün.... Günahlarina kefil olmusken, Sah damarlarimdan süzül iceriye. Zehrini bal diye icerim sen bende yasarken. Sehrimin tüm isiklarini söndürüp Acilarini kilitle üzerime. Kurtlanmis sancilari giydirip bedenime, Ölümün ipini gecir gözlerime. Ne olur sus ölüm melegim, Dizlerine egilsin yüregim. Senin ellerinden ölmenin ödülünü Gögsümün sol yanına takayim. Haydi zehir olup dolas damarlarimda. Azrail'in kollarina senin avuclarindan kanatlanayimalıntıdır...

11 Eylül 2007 Salı

İnanılmazzzzzz Düzenbazlıklar !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Anlatacaklarım ofısımde calısan sekreter arkadasımızın basına geldı.yasananolaya ve kurgusuna dıkkat edın.Sekreter arkadasımızın 16 ve 12 yaslarında ıkı adet cocugu var.Cocuklarokuldan donduklerı bır gun bılgısayarla oyun oynuyorlar. Telefoncalıyor. Telefondakı kısı kendısını soyle tanıtıyor."ben sıncan jandarma karakolu'ndan fılanca bascavus. Bugun oglen ıtıbarıyleostım kavsagında bır zıncırleme trafık kazası oldu. Kazaya karısanaraclardan bır tanesının de plakası 06 xx 900, yesıl renk mazda. Aracıkullanan ve olay yerınde vefat eden bayanın annenız olma ıhtımalı var." Ver! Ilen plaka ve arac tanımı annelerının profılıne uydugu ıcınCocuklarfenalasıyor. Olay soyle devam edıyor;"sımdı bayan maktulun uzerınden bır kımlık cıktı, ancak kımlıkParcalandıgı ıcın, elımızdekı bılgılerle dogrulama yapmamız gerekıyor. Annenızın tam adı/soyadı, dogum yerı, dogum tarıhı, kutuk bılgısı, anne adı, babaadı. sonolarak da annenızın kızlık soyadı."Cocuklar tabı o panık anında gereklı tum bılgılerı verıyorlar.Konusmaya arada arkadan baska bır erkek sesı de karısıyor. "komutanım, ambulansgelmısNe yapalım" seklınde sorular. Telefonu kapatmadan once de en son olarak"verdıgınız dogum yerı ve baba adı elımızdekı evraktakıne uymuyor, Olen kısı baska bırısı olabılır, bız sızınle baglantıya gecerız" dıyorlar.Cocuklar hemen annelerını arıyorlar. Anne ıs yerınde, sapasaglam.sekreterarkadas gelıp yasa! Dıgı olayı bana aktarıyor. Ilk aklıma gelen sey"derhal ınternet bankacılıgından yaralandıgınız bankalara haber verın vebılgı almaya calısın, bırısı sızın tum kımlık bılgılerınızı ele gecırmıs,hesaplarınıza ulasmaya calısıyorlar". Kendısı ılk olarak garantıBankası'nın ınternet bankacılıgına gırmeye çalısıyor, "bankanızıArayın mesajı alıyor. Derhal bankayı arıyor. Ilk olarak hesaptakı paradurumu kontrol edılıyor, kayıp yok. Ancak kredı kartları ve ınternetbankacılıgının garantı bankası merkezınce ıptal edıldıgı anlasılıyor. Detaylı gorusmelerden sonra, aynı gun bır bayanın sekreterımıze aıt ınternetsıfresını "degıstırmek" amacıyla destek telefon hattını aradıgı anlasılıyor.Tum kımlık bılgılerıne dogru cevaplar veren "saldırgan", anne kızlık soyadısorularına yanlıs cevap verıyor. Bunun uzerıne olayın bır saldırı oldugunu anlayan opera! Tor telefon numarasını not edıp, gereklı hesap kılıtleme veKredı kartı ıptal ıslemlerını yapıyorYasanan olayda adamların atladıgı sey su. Sekreter arkadasımız ve esı, yıllar once aralarında bır karar alıyorlar. Dıyorlar kı, anne kızlık soyadıOlarak ortak sanal bır ısım belırleyelım, her turlu ısımızde gercegı yerıne onu kullanalım. Evı arayan saldırganlar "gercek" kızlık soyadına ulasmısoluyorlar.Sızlere tavsıyem "anne kızlık soyadı" konusunu sız de benzer bır Yontemle degıstırın. Cok akıllıca.Inanılır gıbı degıl. 12 yasındakı cocugu yasadıgı duygusal travmaNedenıyle tedavı goruyor. Gereklı suc duyuruları yapıldı ve tahkıkat devamedıyor.Insanların acımasızlıgına ınanabılıyor musunuz?

Elveda...derken sana...

Bu sana son yazışım...? diye başlayan bir mektup var şu an karşımda. ?Bu sana son sözüm? dermiş gibi bakan. Simsiyah harflerle kirletilmiş, bembeyaz bir sayfa. Neresinden bakılsa acı, hangi satırından başlansa hüzün, hangi kelimesi okunsa güvensizlik. Oysa ki benim; batan güneşin ardından sarıldığım, tepeden aşağı inerken, çakıl taşlarıyla birlikte yuvarlandığımda düşündüğüm biri var? ?Bu sana son yazışım?? bir ayrılığın ilanı gibi, ölünün üzerine son kürektoprak, gözdeki son damla, son kez el sallamak gibi? Oysa ki benim; Kışın soğuğunda, dalgaların kayaları dövdüğü anlarda, fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var? ?Bu sana son yazışım...? düşündüklerinin, hissettiklerinin ve yaşadıklarının benim için zerre kadar önemi yok demek değilse ne bu? Sen istediğini söyle, senin söylediklerinin hiç bir anlamı yok demek değilse ne bu? Oysa ki benim; derinlerde soluksuz kaldığımda ve nefesimin bana ait olmadığını sandığımda, sonsuz gibi görünen karanlığın ortasında, umudumun tükendiği anlarda düşündüğüm biri var? ?Bu sana son yazışım?? diye başlayan ve sana hiç inanmadım, sana hiç güvenmedim diye devam eden satırlar bunlar. Üstelik inanmam ve güvenmem için yaptığın her şey boşa kürek çekmek, yetersiz, yersiz ve saçma çabalardan başka hiçbir şey değil bunlar. Oysa ki benim; burnumda yağmur kokusu varken, bulutlar hızla akıp geçerken, ve çocuklar ağladığında, perdeler uçuştuğunda düşündüğüm biri var? ?Bu sana son yazışım?? ben bunları hak ettmedim? Ama sen herşeye müstehaksın, üzülmelisin, kırılmalısın, parçalanmalısın, yok olup gitmelisin? Senin söylediklerinden daha değerli başkalarının ne dediği, senden daha değerli bakalarının ne düşündüğü demek bu. Oysa ki benim; elimi uzattığımda ve satin her çalışında, yanımdayken özlediğim ve uzaklaşınca her an düşündüğüm biri var? ?Bu sana son yazışım?? Açıkca dilediğini yap, ben istediğim kadar daha yanındayım. Kendimi hazır hissedince girdiğim gibi çıkacağım hayatından demek bu? Oysa ki; Aklımın kıyısında dolaşan ve dilimin ucundayken yanarcasına düşündüğüm, deniz gözlerinde dolaşırken yemyeşil ormanlarda yok olup gittiğim biri var? Tek kişilik dünyamda ölçülü adımlarla yürüyorum. Boswer dim ve ben artık kendi MaSaL ıma dönüyorum. Sana geliyorum. Aylardan Nisan, sabahın erken saatleri ve bahar?

İnternet Cafecileri Çıldırtan Sorular........................

Sabah sabah biraz güldüreyim dedim umarım başarılı olmuşumdur.
Bilgisayarda çalışan öğrencinin elektrik kesildikten 15 dakika sonraki sorusu;-
Elektrik mi kesik?
2- Boş bilgisayar yok mu?- Yok- Hiç mi yok?
3- Word''lü bilgisayar var mı? - Hayır çilekli ve vanilyalı var sadece.
4-Çıkıntı alabilir miyim? (Printerdan çıktı almak için )- Çıktı versek
5- Çıktılar hep siyah beyaz mı oluyor?- Hayır ara sıra yeşil üzerine eflatun ördek desenli de çıkıyor.
6- 14 numaralı bilgisayar çok salak yaaaaa....-Rahmetli babasıda öyleydi,babasına çekmiş
7- Bilgisayar alabilir miyim?- Tabi 1 mi olsun, 1,5 mu?
8- Internet geri geldi mi?-Gitti hala dönmedi,kayıp ilanı verdik,aranıyor
9- İçeriye yiyecekle girme lütfen arkadaşım!..- hemen çıkıcam...- E herhalde çıkacaksın. Yatıya gelmedin di mi?
10- Masa alabilir miyim?- Alışveriş Sitelerinden bulabilirsin
11- Word''un olduğu bir yere oturup yazı yazabilir miyim? - Word''e sor kabul ederse oturursun.
12- Internet hala gidik mi?- Hayır gelik.- Hii?!
13- Bilgisayara disket sokabilir miyiz?- Sebep ?
14- Printer sayfası ne kadar?- 40 bin - 25''di artmış di mi?- Aferin
15- Bir word''lü birde internet''li bilgisayar alabilir miyim?- Ortaya karışık yaptıralım istersen
16- Internet kesik mi?- Kesik- Hepsinde mi kesik? - Hayır.. Sırayla gidiyor..1 kesik 1 bağlı....
17- Bilgisayarda ne yapabilirim?-Valla bilmiyorum senin yeteneğine kalmış
18- İnternete giricem.. ilk defa geliyorum- Heyecanlı mısın?
19-Yazıcı çalışıyor mu? - Hayır bugün izinli..- Nasıl yani???
20- İnternete girmek istiyorum.. Girebilir miyim?- Tabii ama bu kıyafetle giremezsin.. Üstünü değiştirmen lazım
21- Monitörün üzerinde takılı duran kağıt tutacağını gören öğrenci; - Hocam bu dikiz aynası mı?22- Öğrenci bilgisayar kartı almak için numara soruyor;- 3 ve 4 arasında en iyisi hangisi?- Valla 3.5 ve 3.7 en iyileri...
23- Yer var mı?- Var.. Pencere kenarı mı olsun koridor mu? - Hii?.
24-Bu mouse un niye topu yok??(optik mouse)

10 Eylül 2007 Pazartesi

.....Hayırlı Haftalar..........

Herkese herkese beğenen beğenmeyen ilgilenen ilgilenmeyen seven sevmeyen herkese hayırlı haftalar....
Herkes de hani böle bir pazartesi sendromu vardır ya işte ondan bende de var:)
ama ama aması var ki ben bu hafta onu yenmekle uğraşıyorum ve sanırım başaracağım kendimi gayet iyi gayet rahat hissediyorum ve bu sendromu yaşayan herkese tavsiye ederim. Kendinizi rahatlatacak şeyleri düşünün mesela her gün gibi bugün de bitecek ve sona erecek bakın öğlen oldu bile değil mi ?:) İşimi seviyorum deyip kendini motive de edebilirsiniz
ya da önerileriniz varsa beklerim uygulamak rahatlatabilir....